Gazeteciler Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Cemal Azmi Kalyoncu, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Ünal Tanık, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız’ın yeniden yargılandıkları davanın 14. duruşması bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Davayı takip eden Punto 24’ün aktardığına göre, 20 Nisan 2024 günü sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar eden savcı, eylemlerinin “süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz ettiği” gerekçesiyle gazeteciler Yakup Çetin, Yetkin Yıldız ve Ünal Tanık’ın “üyelik”; Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Cemal Azmi Kalyoncu ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun ise “yardım” suçundan cezalandırılmalarını talep etti.
Yazılarını mahkemeye sundu
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Türk Solu dergisinde Gülen hareketini eleştirdiği yazılarını mahkemeye sundu. Çulhaoğlu savunmasında, “Muhalif kişiliğim nedeniyle beni itibarsızlaştırmak için, ‘kara leke sürelim’ diye ben bu torbaya atıldım.” dedi.
Geçim derdiyle
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Ali Akkuş, “Zaman gazetesinde işçi iş veren çerçevesinde geçimimi sağlamak için çalıştım.” şeklinde konuştu.
Beraatını istedi
Esas hakkındaki savunmasını yapan Ünal Tanık, “35 yıllık meslek hayatımda ne medya kuruluşlarıyla ne de okullarıyla bağlantım olmadı. Bank Asya’da hiç hesabım olmadı. Beraatımı talep ediyorum” şeklinde konuştu.
”Gazeteci olarak paylaştım”
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan Cemal Azmi Kalyoncu, “Kişiye göre hukuk olmayacağına göre kişiye göre suç da ihdas edilemez. Mütalaada suçlamaya delil gösterilen tweetleri bir gazeteci olarak paylaştım. Paylaşımların tamamı haber içerikleridir. Suç unsuru yoktur. Gazeteci, suç unsuru barındırmadığı sürece, haber değeri gördüğü her konuda paylaşım yapabilir. Paylaşımlarımın hepsi ifade özgürlüğü kapsamındadır. Sadece profesyonel gazetecilik yaptım. Hiçbir suça iştirak etmedim. Beraatımı istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kalyoncu’nun avukatı, müvekkili aleyhine dosya içerisinde herhangi bir delil olmadığını belirterek beraat talep etti.
”AİHM hakkımda ihlal kararı verdi”
Ahmet Memiş esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, “30 yıl gazetecilik yaptım. 30 yıl içinde çalışmadığım tek yer cemaat gazeteleri. 8 yıldır yargılanıyorum ve 8 yıldır neyle yargılandığımı hala bilmiyorum. Tanıklar lehime beyanda bulundukları halde savcı sanki aleyhime beyanda bulunmuşlar gibi mütalaaya yazmış. Geçtiğimiz ay AİHM kararı çıktı hakkımda. AİHM hak ihlali verdi dosyamla ilgili. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. AİHM kararı doğrultusunda beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.
Ahmet Memiş’in avukatı, “Müvekkilim gazetecilik dışında bir faaliyette bulunmamıştır. AİHM hak ihlali kararı verdi ve kararda savcılığın mütalaadaki suçlamalarıyla ilgili makul şüphe dahi yoktur ifadelerine yer verdi. Beraat talep ediyoruz” dedi.
Yakup Çetin de esas hakkındaki savunmasında üzerine atılı suçlamaları reddederek beraatını istedi. Çetin’in avukatı da müvekkilinin aleyhine hiçbir somut delil olmadığını belirterek beraat talep etti.
Yetkin Yıldız esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, “Yargıtay 16. Ceza Dairesi mevcut iddialarla hakkımda verilen hükmü daha önce bozmuştu. Beraatımı talep ediyorum” dedi.
Son sözü sorulan sanıklar beraat taleplerini yineledi. Duruşmaya karar için ara verildi.
Aradan sonra kararını açıklayan mahkeme, Ali Akkuş’un beraatine hükmederken Yakup Çetin’e “üyelik” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, Ahmet Memiş, Cemal Azmi Kalyoncu, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Ünal Tanık ve Yetkin Yıldız’ın ise “yardım” suçundan 1 yıl 13 ay hapsine hükmetti.
”Alkollüyken ihbar etmiştim”
11 Ocak’ta gerçekleşen duruşmada tanık olarak dinlenen Muhammed Sivri, sanıklardan gazeteci Ünal Tanık’ı Eyüp’te bir kafede çay içerken gördüğünü ve ihbar ettiğini söyledi. Daha önce verdiği ifadeleri reddeden Sivri, Ünal Tanık’ı STV’de ekranlarında gördüğünü, hakkında herhangi bir bilgisi olmadığını kaydetmişti..
Bir diğer tanık Ali Özsoy da sanıklardan hiçbirini tanımadığını, boşandığı eşinden intikam almak için gazetecilerden şikayetçi olduğunu söyledi: “Alkollüydüm. Eşimin ailesi Zaman gazetesinde çalışıyordu. Onlara zarar vermek için ihbarda bulundum.”
